cizgicocuk05Sadece kendilerinin keşfetmesini beklersek okuma yazmayı ve matematiği sizce kaç çocuk öğrenebilir?

Okuyamadan hayatta kalabilirsiniz ama okuyabilmek çok işinize yarar. Çizmeden de yaratıcı olabilirsiniz ama çizebilmeyi öğrenmek yaratıcı işler yapmanıza çok yardımcı olur.

Kültürümüz okumak üzerine kurulmuştur. Buna rağmen sadece çok az kişi okuma ve yazmayı öğretmensiz öğrenebilir. Bir beceriyi öğretmensiz ve daha kolay öğrenenler toplumda yetenekli olarak adlandırılsa da aslında onlar bu becerilerini pratik yaparak edinirler.

Neredeyse beş yaşına gelmiş her çocuğun şarkı söyleyebildiği ve dans edebildiği gibi çizmek konusunda da kendine güveni tamdır. Bu yaşlarda çizimlerini başkalarıyla daha az karşılaştırma eğilimindedirler.

Ancak çoğu, birkaç yıl geçmeden bu konularda kendilerine olan güvenlerini kaybetmeye, yetenekli ve yaratıcı hissetmemeye başlarlar. Çünkü: resim becerisinin aslında iyi bir gözleme dayandığını öğrenmemiş çocuklar, bir sonraki gelişim aşamalarında hayal kırıklığına uğrarlar.

Daha gerçekçi çizimler yapmak isterler ama etkili pratik yapmayı bilmedikleri için kendilerinin yeterince yetenekli olmadıkları konusunda yanlış bir algıya düşerler. Büyüdükçe, kendilerini diğerleriyle kıyaslayıp, bazıları çizime çok yetenekliyken, kendilerinin olmadığına inanırlar. Daha iyisini yapan diğerlerini gördükleri için de vazgeçerler.

İyi bir çizim yönlendirmesi olmadan, çocukların sadece çok küçük bir yüzdesi çizim yapabilmeyi öğrenir. Çünkü çoğu çocuk gözlemsel çizim seviyeleri ile ilgili eleştirel hassaslıkları ortaya çıktığında kendi kendine çizmeye devam edebilmede zorlanır.

Bu durumu sanat öğretmenleri genelde güven krizi olarak tanımlar. Ancak bu tanımlama tek başına yanlıştır.

Her çocuk çizmek ve yaratmak içgüdüsüyle dünyaya gelir.

Çizebilmek, sadece seçilmiş/özel bazı kişilere ait bir yetenek değildir.

Share